26/11/2007 - Bıraktığım gibi seni bulmak

Yıllar sonra bıraktığım gibi seni bulmak...
Nasıl bir duygudur bu? Geçmiş miş'li zamanlarda bırakmıştım, oysa sana ait olan beni...
Ya da bırakılmaya mahkum edilmiştim! Dilin yine aynı şeyleri söylüyor,gözlerin yine bana
aynı bakıyor. Gözbebeklerinden etrafa süzülen masumluğun aynı biliyor musun?...
Güne ışık saçılmadan, güneşimi yüreğime doğdurmaya beceren sendin... Yıllar oldu
güneşim hiç doğmamıştı, anlayabiliyor musun? Kaybettim dediğimi ben olanı bulmak
tarifi olmayan bir mutlulukmuş...İlk defa bugün güneşimi tekrar buldum diye,
durmaksızın akan yağmurlarımın ardından bir gökkuşağına el salladım...
Geçen zamanın hesabını hayat defterime not düşmemiştim. Kör,sağır,dilsiz kesilmiştim
senden kopan elim ardından...Keskin bir bıçağın altına koymuştum, ezik yüreğimi...
Canımı yakayım, yandıkça unutayım, unuttukça adressiz mektuplar göndereyim diye...
Sahteydim onca zaman bilir misin? Gerçekliğimi içime kartpostal yapmıştım, sadece "o"
beni anlar diye hüzünlü kutumda saklamıştım, sen ve benden olan tüm gerçeklerimizi..
Avuntuydu;senden sonraki harflerimin kelimeler, kelimelerin parmak arasından akan
sözler haline gelmesi.. Biliyordum ki, seni meçhullere gömmüştüm. Bambaşka
diyarlarda seni yabancılara teslim ederek...
Bıraktığın gibi bulmak; anlatmaya sözler yetmez...Hayat mucizelerle dolu derlerdi...
İnanmazdım! Mucizeme yıllar öncesi bir istritye kabuğunun içinde bıraktığım için.
Körebe oyunum bitti sanırım...
Hoş geldin, bıraktığım gibi bulduğum, Meçhul...
|